OSMANLI DEVLETİ TARİHİ

 

OSMANLI KÜLTÜR VE MEDENİYETİ

 

YAZI, DİL VE EDEBİYAT

 

Türkler İslamiyet’e girdikten sonra bu dinin kutsal kitabının yazıldığı Arap alfabesini benimsediler. Ancak, buna Türkçe’deki seslerin söylenişinden esinlenerek bir kaç harf daha eklediler. Bu alfabe 1928'e kadar yürürlükte kalmıştır.

Osmanlı Devleti sınırları içinde bir çok millet yaşıyor, bunlardan her biri kendi dilini konuşuyorlardı. Devletin resmi yazışma dili Türkçe idi. Din ve bilim dili olarak Arapça, edebiyat dili olarak Farsça oldukça yaygındı. iyi eğitim görmüş bir Osmanlı aydını Türkçe dışında Arapça ve Farsça okuyup yazabiliyordu.

Bu üç dilin bir arada kullanılması nedeniyle Arapça ve Farsça’dan Türkçe’ye bir çok kelime, hatta gramer kuralları ve tamlamalar girmiştir. Böylece, Türkçe’nin, Osmanlıca denen yeni bir biçimi oluşmuştur.

Bu dönemde edebi alanda iki ayrı edebiyat türü gelişmiştir.

Bunlar :

Divan Edebiyatı : Daha çok saray çevresinde gelişmiştir. Bu alanın en ünlü isimleri Baki, Fuzuli ve Nedim'dir.

Halk Edebiyatı : Adından da anlaşılacağı gibi daha çok halk arasında gelişen bir edebiyat türüdür. Bu alanın en ünlüleri Karacaoğlan, Köroğlu, Dadaloğlu ve Pir Sultan Abdal'dır.

 

Copyright(Tüm Hakları Saklıdır.) © 2017 - www.atatarih.com

Sitemizde bulunan bilgi ve belgeler eğitim amaçlıdır. Sitemizde bulunan bilgi veya belgeler telif hakkı kapsamında ise, sahipleri isterlerse sitemizden en kısa zaman içerisinde silinecektir. Bizimle irtibat için iletişim bölümünü kullanabilirsiniz. www.atatarih.com

SOSYAL BİLGİLER, TARİH, COĞRAFYA, VATANDAŞLIK DERSLERİ SİTESİ